mutlu evliliğin sırrı

Mutlu Evliliğin Sırları

Günümüzde evlenen insanlar olduğu kadar pek çok sayıda boşanan insan da bulunmaktadır ve sayıları da oldukça fazladır. Yeterli ve doğru iletişim kuramama, iş hayatında gösterilen özverinin evden mahrum edilmesi bir süreden sonra aile ilişkilerinde tehlike çanlarının çalmasına ve önlem alınmadığı takdirde boşanma ile sonuçlanmasına neden olmaktadır.

mutlu evliliğin sırları

İstenilene kolayca ulaşılan günümüz şartlarında sabretmekten ve özveriden yoksun bireyler yetişmektedir. Aile ilişkileri de oldukça sabır gerektiren bir süreçtir. Kişi bazen kendisine bile katlanamazken hayatına giren bir başkasına bir ömür boyu sabretmeyi göze alamamaktadır. Bunu başarabilen ve sevgi-saygı çerçevesinde ilişki sürdüren aileler zamanımızda fazlasıyla azalmıştır ve mutlu evlilik yaşamak uzak bir hayal halini almıştır. Ancak altında yatan sorunlar irdelendiği ve çaba gösterilerek bunun önüne geçildiği takdirde kişiler aile bağlarını koruyabilecekleri gibi bu aile bağını aşk, sevgi ve saygı ile süsleyebileceklerdir ve bu eşlerin kendi elindedir. Bu yazımızda mutlu evliliği engelleyen sebeplere değinilecek; bu sebeplerin önüne nasıl geçileceği ve mutlu evliliğin sırlarının neler olduğu konuları üzerinde durulacaktır.

 

Mutlu Evliliğin Önüne Geçen Başlıca Sebepler

 

İletişimsizlik:

mutlu evliliğin sırları

Hem söz hem duygu hem de davranış açısından doğru bir iletişim, ilişkinin devamlılığının değişmez şartıdır. Sorunları ertelemek ve üstünü örtmek, konuşmamak, sevgiyi ifade etmemek, ilgiyi anlamı olmayan başka şeylere kaydırmak ( sosyal siteler, bilgisayar oyunları vs…) zamanla ilişki içinde olan eşlerin ruhsal açıdan tatminsiz olmasına ve anlam yükleyemediği bu ilişkiye son vermesine neden olmaktadır. İletişimi kesmek bir ilişkiye yapılacak en büyük zulümdür ve bu durumdan en kısa sürede vazgeçmek gerekir. Bize hiçbir artı değer katmayan ilgi alanlarımızdan vazgeçip zamanımızı eşlerimiz ve çocuklarımızla daha verimli bir şekilde kullanmak ilişkiyi kurtarmada güzel bir ilk adım olacaktır. Sorunlar yavaş yavaş gün yüzüne çıkartılmalı ve sevgi-saygı çerçevesinde güzel bir konuşma ile çözüme ulaştırılmalıdır. Çözülen her düğüm ailedeki güven ortamını sağlamlaştıracak ve huzurlu bir başlangıç yapılmasını sağlayacaktır.

 

Gerekli Desteğin Sağlanamaması:

mutlu evliliğin sırları

Eş olmak iyi günde kötü günde her anlamda destek olmak demektir. Eşlerden biri herhangi bir atılım yaptığı zaman bir diğeri küçümseyici ve hor gören bir şekilde davranırsa bu durum kişilerin hevesini kıracaktır, yalnız ve yetersiz hissettirecektir. Bu hata maalesef sonuçları düşünülmeden sıkça yapılmaktadır.

 

Kabullenmeme:

mutlu evliliğin sırları

Eşler birbirlerini sevdikleri ve bir ömrü birlikte geçirebileceklerini düşündükleri için eş olmuşlardır. İki taraf da bilmelidir ki insan kusurları ile insandır. Kusurları kabullenememe ister istemez gönül bağlarını bir yerden sonra koparacak ve evliliği cehenneme çevirecektir. Eşler birbirlerinin eksik kalan yanlarını önce kabullenmeli sonra bu eksik yanları güzel bir üslup ile tamamlamaya çalışmalıdır. Bu mevzuda karşılıklı anlayış ve çaba çok önemlidir.

 

Üstünlük Sağlamaya Çalışmak:

mutlu evliliğin sırları

Hem kadınlarda hem de erkeklerde üstünlük sağlama hastalığı gitgide yaygınlaşmıştır. Benim param, benim evim, benim arabam muhabbetleri eşlerin arasında geçmemesi gereken muhabbetlerdir. Eş olmak “biz” olabilmiş olmaktır. “Ben” ve “sen” kelimelerinin kullanma katsayısı azaltılmalı ve mutlu evliliğe odaklanılmalıdır. Herkes kendi başına bir bireydir, ancak eş olmak “kendi başına” olmaya son vermek demektir. Kişiler herhangi bir karar verirken eşlerinin rızasını almalıdır, en azından paylaşmalıdır ve bir şekilde ikna etmeye ve rızasını almaya çalışmalıdır. Ancak bu şekilde samimiyet ve güven duygusu oluşturulabilir. Bu hem kadın için hem de erkek için böyledir.

 

Cinsel Yaşamda Kopukluk:

mutlu evliliğin sırları

Cinsel ilişki eşlerin birbirine bağlılığını ifade eden ve daha da bağlayan en önemli unsurdur. Evlilikte yaşanan cinsellik hem kadının hem de erkeğin hakkıdır. Gerçekten ciddi bir durum olmadıkça eşler birbirlerinin cinsel yaklaşımlarını reddetmemelidir. Bu durum reddedilen taraf için büyük bir zulüm olmaktadır. Cinsel ilişkide herhangi bir kopukluk olduğunda bunun sebebine bir an evvel inilmeli ve aktif cinsel yaşam kaldığı yerden devam etmelidir. Cinselliğe sağlıklı bir şekilde devam edilmesi, eşlerin hem ruhsal sağlığı açısından hem de fiziksel fonksiyonlarının en etkin şekilde çalışabilmesi açısından çok önemlidir. Cinsel ilişkiyi bir ödül ya da ceza olarak kullanmak da mutlu evlilik açısından baltalayıcı olacaktır. Eşler birbirinden koşulsuz bir şekilde bunu isteyebilmelidir. Aksi halde ihtiyaç mekanizması tehdit altına girecektir bu da evlilikte kırılmalara sebep olacaktır.

2

Henüz yorum yok

Tüm Yorumları Göster

Bir yorum yazın