evlilik fobisi terapisi

Kaygı ve Stres Hastalığı Nedir?

Kaygı ve Stres Hastalığı

 

Aslında hepimizin günlük hayatta diline pelesenk olmuş bazı kelimeler var. Çok kaygılıyım, stresliyim, bu konuda çok düşünüyorum ya da diyoruz ki ne kadar pimpirikli bir tip diye adlandırıyoruz insanları ama bu kelimeleri doğru kullanıyor muyuz kullanmıyor muyuz bunlara değinelim.

 

Öncelikle kaygıdan başlayalım. Her konuda bir kaygı duyuyoruz, kaygılanıyoruz ama kaygıyı doğru mu kullanıyoruz? Kaygı ne demek?

kötü giden ilişkiyi kurtarmak

Şüphesiz kaygıyı doğru kullandığımız zaman çok iyi işler yapıyoruz çünkü kaygı gibi bütün duyguların çok olumlu etkisi vardır beyne. Kaygıyı doğru kullanıyorsak motive oluyoruz, uyanık kalıyoruz, dikkatimizi daha iyi toplayabiliyoruz. Ama biz tabi kaygı bozuklukları veya bunun bir rahatsızlık olduğunu söylerken doğru kullanmadığımız noktaları kastediyoruz. Ne yazık ki birçok insan bunu doğru kullanamıyor. Toplumda yapılan araştırmalarda kaygıyı anormal kullanan insan oranı %15-20 civarında. Yani yoldan geçen 100 kişiyi çevirseniz, kaygıyı doğru kullanmadığını tespit edeceksiniz. Kaygı normal bir duygudur, aynı korkuyu zaman zaman hepimizin yaşadığımız gibi. Ama biz onu anormal kullanırsak bir hastalık noktasına geliyor ve zararlı oluyor. Birine siz stresli, hastalık hastası, ne garip diyorsanız muhtemelen doğru söylüyorsunuz. Ama bunun bir hastalık veya bir problem olduğunun kabullenmesi ve tedavisi büyük bir sorun.

 

Kadında Kaygı ve Stres

 

Ben kendimin kaygılı, stresli olduğumu biliyorum, bunun bilincindeyim. Bunlarla nasıl başa çıkabilirim? Bunu nasıl fark edebilirim?

 

Fark etmede bir sorun yok çünkü şizofreni grubu rahatsızlıklar dışında hastalar problemi kendileri de fark eder, yakınları da fark eder. Hastalar her şeyin farkındadır ama çözüm anlamında ne yapıyorsun? Örneğin hasta 140 kilo bunun farkında ama bunun sonuca, tedaviye bir faydası yok. Eğer yaşadığınız kaygı yaşantınızı bozuyorsa, günlük işlerinizi aksatıyorsa, huzurunuza, ilişkilerinize, çalışma veriminize olumsuz etki ediyorsa kesinlikle yardım almalısınız. Bu yardım arkadaşlarınızdan veya kendi yöntemlerinizden olmamalı. Çünkü birçok insan diyor ki; çok öfkeliyim, her akşam ben biraz alkol alıyorum rahatlatıyor beni. Ama bu çok yanlış bir yöntem. En çok rastlanan diğer bir örnek de arkadaşlarınızın önerdiği tatile çık kafan rahatlasın. Tatile çıkıp da rahatlamayan insan oranı %10’dur. Onlarda kaygılı olanlardır. İsterseniz dünyanın diğer ucuna gidin kafanız de sizinle geliyor. Misal; arabanın lastiği patlıyor, fakat biz tamir etmiyoruz, başımıza gelince zorlanıyoruz. Tamirciye götürdüğümüz zaman çok kolay bir şekilde onarıyor. İşte psikiyatrik rahatsızlık tedavisi işi tek başınıza yapmaya çalışmayın. Yapıyor gibi görünürsünüz ama hem çok vakit kaybedersiniz hem sıkıntılı olur hem de uzun vadeli çok olumsuz sonuçları olabilir. Beyin, sürekli tekrar ettiğiniz konulara çok kolay alışıyor ve herhangi bir uyaranı alıştığı yönde işlemeye başlıyor. Mesela çocukluktan beri kaygıyı alışmış insanlar ne olursa olsun güzel bir şey de söyleseniz onlar hep kaygı boyutunu düşünür. Milli piyangodan para kazandığında şöyle düşünür. Eyvah! Şimdi herkes benden para ister. Güzelliğini yaşayamadan olumsuz tarafı düşünür. Ya da çocuk ateşlendi. Eyvah! Başı ağrıdı kanser miyim beynimde tümör mü var?

 

Stresliyim ne yapmalıyım?

 

Sınav stresinde de, hastalık hastalığında da temelinde mutlaka kaygı vardır. Kaygıyı çok basit bir şey olarak görüyoruz. Gelişmiş toplumlarda kaygı normalde de olan bir durum olduğu için normallikle açıklıyorlar. Çocukluktan beri var olan bir duygudur ve bazıları ağır olarak yaşıyor. Aslında bir kişi bir işle ilgili gerçekten bir stres yaşıyorsa, bunun altında kesinlikle tedavi edilmemiş bir kaygı bozukluğu vardır. Aslan terbiyesi stresli bir iş, savaşa giriyorsa bu da streslidir. Bir sınava giriyor ve bunun telafisi var. Genelde çekingen olanlar çevresel uyaranlara ve sözlere çok duyarlı oldukları için başarılı olsalar bile uyaran şu: Sen kesin başarılı olacaksın, kesin ilk 50’ye gireceksin. Çocuk bu sefer Eyvah! Ya başaramazsam duygusunu uyandırıyor. Onu biraz başlangıçta motive etse de sonradan olumsuz etkiliyor. Bu bir stres değil aslında.

 

Kaygı ve Stres Hastalığı

 

Bir işe başlarken o işin sonunu düşündüğümüz zaman kaygı ve strese giriyor muyuz?

 

Şimdi bütün işlere baktığınız zaman ne yaparsanız yapın sonunda bir terslik var. İyi gibi görünen bir işte bile bir terslik var. Okuyup da ne olacaksın işsiz kalacaksın gibi. Spor yapacaksın da ne olacak? Çünkü spor yaptığınız zaman yaralanabilirsiniz, spor yaparken ölen insanlar var. Hâlbuki spor; kalp, karaciğer, şeker, iskelet, şişmanlık gibi neredeyse bütün hastalıkların önüne geçiyor. Dolayısıyla sonunu düşünmek değil, objektif düşünmek gerekir. Kaygılı insanlar çoğunlukla bir süre sonra otomatikleşiyor. Her olayı olumsuz bir durumla ilişkilendiriyorlar.

evlilik fobisi terapisi

Psikiyatristlerin hastaya ilaç kullandırtması doğru mu?

 

Bir hastalık söz konusu ise ve bir tanı konulacaksa bu eğitime sahip kişiler psikiyatristlerdir. Ama tabii ki uygulamadan kaynaklanan birçok hataları vardır ve tek görevleri asla ilaç değildir, artık psikiyatrik tedaviler sadece ilaçla da sınırlı değildir. İlaç bunun sadece bir parçasıdır. Hangi ilacı almanız gerektiğini doktorlarınız söyler. Bu ilaçlarla ilgili de ön yargılar da var. İlaçlardan korkmaya gerek yok.

 

Henüz yorum yok

Tüm Yorumları Göster

Bir yorum yazın